Unutulan Ada Kıbrıs

…Girit’i kaybetmiş, ocağına incir ağacı dikilmiş bir kadının torunu olarak… Vatan toprağı adeta bir kilim gibi ayağının altından çekilivermiş bir ailenin ferdi olarak, içim titreyerek okudum.

İsminde “unutulan” deniyor ama… Henüz çok geç olmadan yazılmış bir kitaptır. Kıbrıs’ı, milli davayı asla unutturmamak için… Bu kitaba sahip çıkmak, yurttaşlık görevidir.

-Yılmaz Özdil

Unutulan Ada Kibris
1973 yılında, Kara Harp Akademisi’nden mezun oldum. Genelkurmay Başkanlığı, Plan ve Harekat Dairesi, Plan ve Prensipler Şubesi’nde proje subaylığına atanmıştım. Bu şube, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin NATO harekatı da dahil bütün müşterek harekatının planlanmasından ve icrasından sorumluydu.

Yunanistan 7 Şubat 1974’te verdiği bir notayla, Türkiye Petrol Arama Ortaklığı’nın Ege’de petrol araması yapacağı bölgelerin Yunanistan’a ait adaların deniz yatağı içinde olduğunu ileri sürdü. Türkiye ise, 29 Mayıs 1974’te Çandarlı gemisini Ege Denizi’ne araştırmalar yapmak üzere çıkartarak cevap verdi.

Ortada, ciddi bir Türkiye-Yunanistan krizi vardı. Bu krizin, Genelkurmay’da yürütülmesinden sorumlu şube ise bizimkiydi. Yoğun bir çalışma içindeydik. Kriz, yanılmıyorsam Temmuz ayı başında sona ermişti. Şube Müdürü, benim izne ayrılmamı istedi. İzinli olarak İstanbul’a geldik.

Birkaç gün geçmişti ki, zaten o gün Kıbrıs’ta olanları duymuştum, Ankara’ya dönmemi isteyen telgraf emrini aldım. Kendimizi, genç bir kurmay yüzbaşı olarak; Kıbrıs Barış Harekatı’nın planlaması içinde bulduk. Sık sık Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar’a bilgi arz etmeye gidiyorduk.

19 Temmuz günü saat 10.45’te, çıkartmayı gerçekleştirecek amfibi konvoyun Kıbrıs’a hareket etmesini bildiren mesaj emrini, ellerimle mesaj kontrol şubesine büyük bir heyecanla ulaştırmıştım.

Yıllar geçti. Alay komutanlığı ve Tümen Komutanlığı görevlerini Kıbrıs’ta yapmayı çok istedim ama olmadı. Kıbrıs’la yollarımız son kez 2004 yılında kesişti. 2003 Ağustos’unda Genelkurmay 2. Başkanlığı görevine atandım. 2004 yılının neredeyse ilk yarısı, Annan Planı üzerinde yaptığımız çalışmalarla geçti.

Görüldüğü gibi, Kıbrıs bizim yaşımızdakilerin hayatının önemli bir parçası oldu. Yaşamımızda, büyük izler bıraktı. Emekli olduktan sonra, yazmak istediğim konuların başında Kıbrıs geliyordu. Araya başka konular girince Kıbrıs’a 2016 yılında sıra gelebildi.

Beni bu kitabı yazmaya zorlayan nedenlerden biri, 1974 Barış Harekatı’nın hem planlanmasını hem de icrasını Genelkurmay seviyesinde yaşayanlardan biri olmamdı. Gördüğüm ve tespit ettiğim bazı noktaları okuyucularla paylaşmayı bir görev olarak kabul ettim.

Kıbrıs’la ilgili Genelkurmay Başkanlığı seviyesinde şahit olduğum ikinci önemli olay ise Annan Planı süreciydi. O günlerde, Annan Planı’na karşı idik.

Bugün, Kıbrıs’ta taraflar arasında görüşmeler devam ediyor. Bu görüşmelere ilişkin medyanın yeterli seviyede bilgi verdiğini söyleyecek durumda değiliz. Türk toplumunun büyük çoğunluğu Kıbrıs’ta neler yaşandığını pek bilmediği gibi, çoğu umursar bir durumda da değil. 1950’lerin sonlarında “Ya Taksim, Ya Ölüm” diye bağıran bir topluluktan bugün neredeyse sessizliğe bürünmüş bir toplum haline dönüşmüş olmamız gerçekten çok üzücü ve düşündürücü.

Güzel bir söz vardır: Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrar yaşamaya mahkumdurlar. Annan Planı sürecini hatırlamazsanız, korkarım bugün onun bile gerisine düşebilirsiniz.

İşte, bu kitabı kaleme almamın ikinci nedeni de budur. Bu kitap iki özelliğe sahip olmalıydı. Hem oldukça karmaşık olan bu konu mümkün olduğu kadar kolay okunabilmeli, hem de okuyanlar bugün Kıbrıs’ta yaşananları doğru şekilde, herkesle tartışabilecek seviyede bilgiyle donatılabilmeliydi.

Okuyuculara son sözüm şudur: Kıbrıs, sadece Kıbrıslı soydaşlarımızın bir meselesi değildir. Türkiye’nin güvenliği bugün, düne nazaran daha çok söz konusudur. Kıbrıs’ın Türkiye’nin güvenliğiyle ilişkisi, Türkiye’ye olan mesafesiyle açıklanacak kadar yüzeysel değil, daha çok Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerin korunmasıyla ilişkilidir. Doğu Akdeniz’de bugün yaşananlar ise ortadadır.

İlker Başbuğ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.